Recai Murat Yılmaz Pazarlama üzerine projeler, uygulamalar, aplikasyonlar, gurular, araçlar, trendler, uygulanabilir örnekler İstanbul Aydın Üniversitesi’ndeki Sosyal Medya Semineri  —
aydın üniversitesi coaching 

İstanbul Aydın Üniversitesi’ndeki Sosyal Medya Semineri 

İstanbul Aydın Üniversitesi’ndeki Sosyal Medya Semineri


 

smet12Bugün yukarıda afişini gördüğünüz seminere katılma imkanım oldu. Seminer oldukça faydalı ve tatmin ediciydi. Birbirinden profesyonel ve bu alanın üstadları olarak nitelendirebileceğimiz dokuz kişi fedakarane ve dostça bir şekilde sırasıyla konuşarak, sunumlarını gerçekleştirdiler ve bizlerle bildiklerini paylaştılar. Seminer boyunca sosyal medyadan da iletmek istediğimiz sorular yada mesajlar olursa twitterda oluşturulan #SMET12 hashtagi ile de paylaşabileceğimiz söylendi. Sosyal medyaya yönelik seminerde böyle bir alternatifin oluşturulmasının gerçekten profesyonel bir çözüm olduğunu düşünüyorum.

İlk olarak R.Murat Yılmaz sunumunu gerçekleştirdi. Konuşmasında yeni ve değişen pazarlama stratejilerinden bahsetti. İlk karar anı ve gerçek zamanlı karar anı teorilerine değindi. Tüketicilerin artık bir ürünü görür görmez araştırabildiklerini ve sipariş edebildiklerini söyledi. Artık bir reklamı gördüğünüz anda ihtiyaç tetikleniyor, markete gitmeyi beklemiyorsunuz ve hemen onu alabiliyorsunuz.

E-ticaret yapmak isteyenler bu sisteme hazırlıklı olmalı, prensiplerini oluşturmalı, farklı ve cezbedici olmalı, rakiplerini iyi analiz etmeli, hedef müşteri segmentini iyi yapmalı ve bu konudaki yazılımları iyi araştırmalıdır dedi. Bunlara ek olarak mobil bankacılık verilerinde ki artışın bu yıl için % 68 arttığını ifade etti. Hedef kitleyle kurulacak iletişimin önemine de değinerek, tüketici kitleye göre uygun tasarım ve yaklaşım kurgulanmasının gerektiğini söyledi. Tüketicide tebessüm oluşturacak bir aksiyon yaratılmalı ve bu anlık olursa daha etkili olur dedi. Örnek olarakta bir firmanın kendisine yolladığı bir adet ama lezzetli ve tebessüm aksiyonunu oluşturabilecek lokumdan bahsetti.

Ardından Yıldıray Ataş sözü devraldı. Medyanın bir bütün olduğunu sosyal asosyal ayrımlarına gidilemeyeceğini, medyanın 360 derece olacak şekilde bütünleştirilerek en geniş şekliyle ele alınması gerektiği tezini savundu. Bunun yanı sıra müşteriye dokunabilme konusundaki fikirlerini bizlerle paylaştı. Tabiki buradaki dokunmanın somut olan bir dokunmanın ötesinde soyut bir dokunma, bir samimiyet iletisi gönderebilme olduğunu anlattı. Bunun müşteriye kendini özel hissettirebilme yeteneği olduğunu söyledi. Bugün Turkcell neredeyse Mars’a bile baz istasyonu kuracak ama bir mesaj attığınızda cevap dönmüyor dedi. Hakikaten birçok firmanın ne kadar büyürse büyüsün müşterilerine olan soğuk belki de sadece robot mesajlarla iletişime yöneldiğini görüyoruz.

Mikrofonu daha sonra Ülkü Yüce Hanımın elinde gördük. Birçok küçük ama önemli noktaya çok isabetli yaklaşımlarda bulundu. İnsanların farklı olana ilgi gösterdiğini bunu da keşfetme merakının tetiklediğini söyledi. Farklı olmayı ve ilgi odağı olmayı seviyoruz dedi. Buradan şunu çıkarabiliriz ; eğer insanlar sizin ürettiğiniz farklılıkla da farklı olabiliyorsa, sizin farklılığınızı paylaşacaktır. Bu da sosyal medya yöneticiliğinde farklı arayışlarda her zaman olunması gerektiğini gösteren küçük bir nokta. Medyanın eskiden tek taraflı bir ileti paylaşımı iken şuan sosyal medya ile karşılıklı ve etkileşimli bir ileti paylaşım sahasına dönüştüğünü söyledi. Artık herbirimiz hem yayıncıyız hemde alıcı ve tüketici konumundayız. Bunların yanında özellikle üstünde durduğu ve iki kelime ile tırnak içine alarak ifade ettiği sözler “içerik kraldır” oldu. Hatalı içerik yönetimine, yaklaşımlara ve üslup kullanımlarına örnekler verdi. Aralarındaki farklılıkları gösterdi. İçeriğin niteliğinin öneminden, bunun paylaşım şekli ve seçilecek kanalın öneminden bahsetti. Son olarakta aslında herkesin bir şekilde sosyal medyada olduğunu söyledi. Bir kişinin hesabı olmasa bile, arkadaşı onunla olduğu yeri iletiler yada benzeri yollar ile paylaşıyorsa o kişinin hesabı olmasada o sosyal medyada vardır dedi.

Cem Argun konuşma sırasını aldığında, sosyal medyadaki medya kelimesini düşürmek istediğini söyledi. Artık akıllı telefonlar ve internetin etkisiyle herkesin birşeylere dahil olduğunu, haberdar olduğunu ve etkileşime geçtiğini söyledi. Bu da zaten sosyal olmaktır dedi. Sosyal mecralarda markanın hakkında konuşulanları ve yazılanları gerçek zamanlı olarak takip etmesi gerektiğini ve duygu analizini iyi yapması gerektiğini belirtti. Sosyal etki analizi iyi yapılmalı, sosyal medyada sizin için etkisinin iyi olacağına inandığınız etkimeni bularak, bunu kullanabilirsiniz ; bu bir blogger olabilir, twitter fenomeni olabilir ve başka şeylerde olabilir dedi. Sosyal ağların çok iyi analiz edilmesi gerektiğini, neyin sizin için daha etkimen olacağının saptamasını iyi yapmalısınız dedi. Erişim, popülarite, yakınlık, uygunluk, güven, otorite, benzeşme, rezonans, amplifikasyon ve yayılım kelimelerini de irdelenmesi gereken kelimeler olarak belirtti. Daha sonra viral reklam filmleri konusuna değinerek, tek bir film çekilmemesi gerektiğini, en az 4-5 video hazırlanması gerektiğini hatta bazı markaların bir ürün için 30 video bile çektiğinden bahsetti. Ölçüm ve analizinde çok önemli olduğunu tekrar vurgularak bunun için kullandığı birkaç araçtan bizlere bahsetti.

Ardından Xerox pazarlama müdürü Erhan Aslantürk konuşmayı devralarak geleneksel pazarlama alışkanlığı ile yeni pazarlama anlayışı üzerine fikirlerini bizimle paylaştı. Geleneksel pazarlama için ; bir kişi buraya gelir sizlere broşürlerini dağıtır ve gider, siz de sadece okursunuz ne bir soru sorarsınız ne de fikrinizi beyan edersiniz fakat yeni anlayışta bu interaktif olarak gerçekleştiriliyor dedi. Sosyal medyanın artık bireysel kullanıcıların arkadaşlarıyla resim, yazı vs paylaştıkları bir ortamın daha ötesine geçtiğini söyledi. Artık sosyal medyada markalar ve şirketler hakkında konuşuluyor. Örneğin twitterda atılan twetlerin % 20 si bu konuşmaları kapsıyor dedi. Şirket olarak kendilerininde bu mecrayı iyi kullandıklarını, işe alacakları personeli daha iyi tanıyabilmek için sosyal medya hesaplarını inceleyebildiklerinden bahsetti. Son olarak bir sayfa yönetiminde mutlaka izlenecek bir strateji oluşturulması gerektiğini, nasıl ve kim tarafından yapılacağının iyi belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Zarakol Ajanstan Creative Director aynı zamanda menemen.tv adresi üzerinde ki web dizi projesini de gerçekleştiren Murat Karakaş sözü alarak, genel olarak video izleme ve paylaşma üzerine konuştu. Bunun sosyal medyada ne denli yüksek öneme sahip ve etkili olduğundan bahsetti.

Connect Call Center Genel Müdürü Jülide Sönmez sosyal medyada müşteriye yapılan geri dönüşler üzerine konuştu. Bunun nasıl yapılması gerektiğine değinerek, şuan henüz yeterli samimiyetin yakalanamadığını ifade etti.

Bilikom’dan gelen Apple Türkiye Distribütörlerinden Mert Saka ise mobil sosyal medya kullanımı ve foursquare kullanımı üzerine sunumunu gerçekleştirdi. Foursquarede düzenlenen kampanyaları örnekleri ile anlatarak, yeni çıkan yepp ile birlikte bu programların kullanımının gittikçe daha da yaygınlaşacağını söyledi. Ayrıca mobil uygulama olarak QR kod kullanımını ve bunun yurtdışında ve yurtiçinde yapılan uygulamalarından bahsetti.

Ardından konuşma yapan Mehmet Ali Yıldız ; facebookta bir kişinin paylaşımının ortalama 42 kişi tarafından görüldüğü, twitterdaki paylaşımların nelere yönelik olduğu gibi sosyal mecralara yönelik çeşitli istatistiklerde bulundu.

Son konuşmacı blogger ve sosyal medya uzmanı Güzide Şeyma Sarıkök ise sosyal ağların 2012 istatistiklerini bizimle paylaştı. Türk e-ticaret sitelerinin sosyal ağlardaki davranışlarını değerlendirdi. Sosyal ticaret nedir sorusunun üzerinde durdu. Facebook hesaplarımın güvenliğini yeterince sağlamadığımızdan ve Social Bakers’ın hesabımızdaki fake kullanıcıların tespit eden bir programından bahsederek konuşmasını sonlandırdı.

Bitiminde  hep birlikte fotoğraf çekilerek ayrıldığımız seminer, yeni bir fikir ve bakış açısı kazanmamıza destek oldu, yeni dostlukların yolunun açılabilmesinin de kapılarını araladı. Buradan tüm katılımcılara ve konuşmacılara sevgi ve saygılarımı yolluyorum.

Kaynak: İstanbul Aydın Üniversitesi’ndeki Sosyal Medya Semineri | Sosyaling – Sosyal Medya

ilgili yazılar

Leave a Comment